Çağrımız - Kilise Vaazları
Ana Sayfa » Kilise Vaazları » Çağrımız

Çağrımız

print
email
Ocak 20 2013, Paz, 15:54 İleten: timoteus

İncil okulunda öğrenciyken birkaç kardeşle beraber Bursa’ya Müjde’yi duyurmak için gittik.

Çağrımız

Vaaz tarihi: 4 Kasım 2012

Ayetler: 1.Selanikliler 2:1-16



      Geçen haftadan hatırlarsanız Pavlus ve Silas’ın Selanik’i ziyaret ettiklerinden bahsetmiştik. Ziyaretleri boşa gitmedi ve orada büyük bir ruhsal hasat gördüler. Birçok kişi İsa Mesih’e iman etti.

      Pavlus Selanik kilisesine yazdığı ilk mektupta bazı şeyleri onlara açıkladı. Şöyle dedi:

1.Selanikliler 2:2 “Bildiğiniz gibi, daha önce Filipi’de eziyet görmüş, aşağılanmıştık. Ama şiddetli karşı koymalara rağmen, tanrısal Müjde’yi size duyurmak için Tanrımız’dan cesaret aldık.”

      Pavlus’u bu konuda anlayabiliyorum. İncil okulunda öğrenciyken birkaç kardeşle beraber Bursa’ya Müjde’yi duyurmak için gittik. İkişerli gruplara ayrılıp Müjdeleme yapmaya başladık. Ben ve bir kızkardeş işhanlarındaki ofislere gidip insanlarla İsa Mesih hakkında konuşmaya başladık. İnsanların çoğu olumsuz tepkiler gösterdiler. Özellikle bir kişi bize çok bağırdı, küfür etti ve tehdit etti. O anda teşviğimiz çok kırılmış hissettik. Biraz da olsa korktuk. Devam edip etmeme konusunda tam emin olamadık. Dua ettik ve Rab’den bize cesaret vermesini istedik. Rab bizi devam etmemiz konusunda teşvik etti ve cesaretlendirdi. Bize kızan adamın ofisinin yanındaki ofisin kapısını çaldık. Kapıyı açan kişiyle konuşmaya başladık. Bizi içeriye davet etti. İçeri girdiğimizde çok sayıda insanın olduğunu gördük. Onlara Müjde’yi anlattık ve hepsine İncil hediye edebildik. Pavlus da sizin gibi benim gibi bir insandı ve onun da teşviğinin ve cesaretinin kırılması çok doğaldı. Ama o ne yaptı? Tanrı’dan cesaret aldı! Vazgeçmedi! Müjde’yi duyurmaya devam etti. Müjde’yi duyurmaya devam ettikçe karşı koymalarla karşılaşmaya devam etti. Ama bütün bunlar onu daha da güçlendirdi. Çünkü sıkıntı dayanma gücümüzü arttırır! Dayanma gücümüz de Tanrı’nın beğenisini ve umudu yaratır! 

İbraniler 10:36 şöyle diyor: “Çünkü Tanrı’nın isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.”

      Pavlus dayanma gücüne sahip olarak Tanrı’nın isteğini yerine getirebildi. Tanrı’nın isteği Müjde’yi duyurmasıydı. O da öyle yaptı.

       Tanrı’nın işi için her türlü gayreti gösterdi. Tanrı yoluna yaşamının sonuna kadar bağlı kaldı. Kardeşlerini sevdi.

“Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur” (1.Selanikliler 2:3)  diyor Pavlus. 

      Müjde’ye karşı çıkanlar Pavlus ve arkadaşları hakkında yalanlar söylediler. Ortalığı karıştıklarını, halkı Sezar’a karşı ayaklandırmaya çalıştıklarını söylediler. İnsanlar bugün de hakkımızda buna benzer şeyler söylüyorlar. Yıllar önce Muğla’da bir yerel gazete kilisemiz ve benim hakkımda yalan bir haber yaptı. Kilisede çocukların beyinlerini yıkadığımızı iddia etti. Haberi yapan gazeteciyi aradım ve beni tanıyıp tanımadığını sordum. Hayır dedi. Kilisemize gelip gelmediğini sordum. Hiç gelmemiş olduğunu söyledi. Kilisemizde kaç çocuğun olduğunu bilip bilmediğini sordum. Bilmediğini söyledi. Sadece tek bir çocuğun olduğunu, onun da henüz bir bebek olan kızım olduğunu söyledim. İnsanlar bizi türlü şeylerle suçlayabilirler. Ama Pavlus’un dediği gibi “çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor” (1.Selanikliler 2:2b).

      Pavlus, “Tersine, Tanrı tarafından Müjde’yi emanet almaya layık görüldüğümüz için, insanları değil, yüreklerimizi sınayan Tanrı’yı hoşnut edecek biçimde konuşuyoruz. Bildiğiniz gibi, hiçbir zaman pohpohlayıcı sözlerle ya da açgözlülüğü örten bir maskeyle gelmedik. Tanrı buna tanıktır. İnsanlardan –ne sizden ne başkalarından– gelecek övgünün peşinde de değildik” diyor (1.Selanikliler 2:4-6).  

      Pavlus her zaman gerçeği olduğu gibi sundu. İnsanlara günahlı olduklarını, İsa Mesih’e iman etmezlerse kurtulamayacaklarını açık bir şekilde söyledi. İnsanlardan gelecek övgünün peşinde değildi. Onu övseler de yerseler de onun tek bir amacı vardı: Sona kadar Rab’be sadık kalmak ve Müjde’yi duyurmak.

1.Selanikliler 2:7-12 “Mesih’in elçileri olarak size ağırlığımızı hissettirebilirdik. Ama çocuklarını bağrına basan bir anne gibi size şefkatle davrandık. Sizlere öylesine gönülden bağlanmıştık ki, sizinle yalnız Tanrı’nın Müjdesi’ni değil, kendi canlarımızı da paylaşmaya razıydık. Çünkü sizi o denli çok sevdik! Evet, kardeşler, nasıl uğraşıp didindiğimizi anımsarsınız. Hiçbirinize yük olmamak için gece gündüz çalıştık, Tanrı’nın Müjdesi’ni size duyurduk. İman eden sizlere karşı davranışımızın ne denli kutsal, adil, kusursuz olduğuna siz tanıksınız; Tanrı da buna tanıktır. Bildiğiniz gibi, bir baba çocuklarına nasıl davranırsa, her birinize öyle davrandık. Sizi yüreklendirdik, teselli ettik; sizleri egemenliğine ve yüceliğine çağıran Tanrı’ya yaraşır biçimde yaşamaya özendirdik.”

          Pavlus kimdi? İsa Mesih’in elçisiydi. İsa Mesih onunla Şam yolunda birebir konuşmadı mı? Rab İsa uğruna tehlikelere, sıkıntılara, zulümlere katlanmadı mı? Müjde’yi birçok yerde duyurdu. Binlerce kişinin Rab’be iman ettiğini gördü. Ama o gurura kapılmadı. Bir elçi olarak Müjde’yi kabul eden kardeşlerine karşı her zaman sevgiyle, alçakgönüllü bir şekilde davrandı. Kardeşleri uğruna uğraşıp didindi. Bir anne gibi şefkatli oldu. Bir baba gibi yüreklendirdi. Tanrı’ya yaraşır biçimde yaşamaya özendirdi.

1.Selanikliler 2:13 “Tanrı’ya sürekli şükretmemiz için bir neden daha var: Tanrı sözünü bizden duyup kabul ettiğiniz zaman bunu insan sözü olarak değil, gerçekte olduğu gibi, Tanrı sözü olarak benimsediniz. Siz imanlılarda etkin olan da bu sözdür.”

      Pavlus bir kardeşi nasıl teşvik edeceğini biliyordu. Selaniktekiler Pavlus’un duyurduğu Tanrı sözünü insan sözü olarak kabul etmediler. Sözler Pavlus’un ağzından çıktı ama Kutsal Ruh’un yönlendirmesiyle Tanrı’dan geldi. Eğer Pavlus’un kendisinden gelmiş olsaydı bu kadar etkili olamazdı. Siz de Müjde’yi duyururken Kutsal Ruh’tan sizin aracığınızla konuşmasını isteyin. Rab size de gereken sözü verecektir. 

1.Selanikliler 2:14 “Çünkü kardeşler, siz Tanrı’nın Yahudiye’de bulunan ve Mesih İsa’ya bağlı olan kiliselerini örnek aldınız. Onların Yahudiler’den çektiği sıkıntıların aynısını siz de kendi yurttaşlarınızdan çektiniz.”

          Selanik’teki imanlılara kendi yurttaşları tepki gösterdiler. Onlara sıkıntılar çektirdiler, dışladılar. Bize de kendi halkımız inancımızdan dolayı zaman zaman tepki göstermiyor mu? Nasıl davranmalıyız? Pavlus Selanik’teki kardeşlerin Yahudiye’de bulunan kardeşleri örnek aldıklarını yazıyor. Yahudiye’de bulunan kardeşler onların çektiklerine benzer sıkıntılar çekmişlerdi. Onlar nasıl davranmışlardı? Yılmamış ve Rab’be sadık kalmışlardı. Müjde’yi duyurmaya devam etmişlerdi. Bugün İran’daki, Çin’deki, Kuzey Kore’deki kardeşlerimiz inançlarından dolayı hapse atılıyorlar. Zulümler görüyorlar. Kimileri hayatlarını bile kaybediyor. İnançlarından vazgeçiyorlar mı? Müjde’yi artık duyurmuyorlar mı? Bütün baskılara ve yıldırma çabalarına rağmen imanlarında dimdik ayakta duruyorlar. Bugün bu ülkelerde ülkemizde olduğundan daha fazla İsa İnanlısı var. Bizim yapmamız gereken bu kardeşleri örnek almak. Onların imanlarından ve dayanma güçlerinden teşvik ve cesaret almak.

1.Selanikliler 2:15-16 “Rab İsa’yı ve peygamberleri öldüren, bize de zulmeden Yahudiler’dir. Öteki uluslardan olanlarla konuşmamızı ve böylece onların kurtulmasını engellemekle Tanrı’nın hoşnutsuzluğuna yol açıyor ve bütün insanlara karşı geliyorlar. Böylece durmadan günahlarına günah katıyorlar. Sonunda Tanrı’nın gazabına uğradılar.”

      Pavlus soydaşı olan Yahudiler’in kurtulmalarını çok istedi. Doğruları söylemektense çekinmedi. Evet, Rab İsa’yı çarmıha gerilmesi için Romalılar’a teslim eden Yahudiler’di. “Çarmıha ger, çarmıha ger” diye bağıranlar da onlardı. Kendilerinden olmayanlarla konuşmayı bile bir aşağılama olarak gördüler. Halbuki Tanrı herkesin Müjde’yi duymasını ve kurtulmasını istiyor. Romalılar 3:23’de dediği gibi: “Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı’nın yüceliğinden yoksun kaldı”. Bu dünyaya gelen herkes günah işledi ve günahlarından kurtulmaya ihtiyacı var. Ve “İnsanlar İsa Mesih’te olan kurtuluşla, Tanrı’nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar” (Romalılar 3:24). Pavlus’un duyurduğu ve bugün de bizim duyurduğumuz Müjde budur. Eğer İsa Mesih’e iman etmezseniz günahlarınız sizi sonsuzluklar boyunca Tanrı’dan ayrı kalmaya götürecek. İncil orada ağlayışın ve ıstırabın olacağını söylüyor. O’na iman ederseniz Tanrı’yla barışmış olacaksınız çünkü sizi Tanrı’dan ayıran günahlarınız O’nunla aranızda bir duvar gibi duruyor. O’na iman ederseniz yürekleriniz kurtulmuş olmanın sevinciyle dolacak. Sonsuz yaşama sahip olacaksınız. Bugün O’na yüreğinizi açın ve O’nu Rabbiniz ve Kurtarıcınız olarak kabul edin. O sizi her günahtan arındıracak ve tertemiz yapacak. Amin!
 

Yazı 4110 kez okundu
Etiketler: çağrı

Kimler çevrimiçi

84 konuk ve 84 kullanıcı çevrimiçi.

Giriş

Aşağıdaki sağlayıcılardan birindeki mevcut hesabınızla giriş yapın.

gmail twitter openid
Bodrum Lutuf Kilisesi Rss Feeds Yukarı git